Neden Eurovision’a katılmıyoruz?
1975’te bir rüya gibi başlayan Eurovision maceramız 2012de sona ermişti. O yıldan bu yıla her yıl yarışmaya geri dönme sinyalleri verilse de bir türlü beklenen olmuyor, Türkiye Eurovision sahnesiyle buluşamıyordu. 

En son olarak değişen Trt genel müdürü İbrahim Eren ile gelecek yıl düzenlenecek olan yarışmaya katılma umutları artmış ve hatta Sertab Erener, Manga, Hadise gibi önemli isimlilerden geri dönüş sinyalleri almıştık. Fakat hükümetten yalanlama geldi ve böyle bir çalışmamız yok denildi. Yalnızca Türkiye’deki değil Avrupalı bir çok eurovision hayranını üzmüştü bu açıklama.

Peki ne oldu? Neden birden Eurovision dünyasından silindi Türkiye?

Aslında bu çekilme işaretleri ilk olarak Trt’nin 2011 senesinde, bence çok yanlış bir seçim olan, Yüksek Sadakat isimli müzik grubunu görevlendirmesiyle ve hazırladıkları şarkının yarı finalde elenmesiyle başladı. Türkiye tarihinde ilk defa yarı finalli sistemde finale kalamamıştı. Trt çok kızgın ve gergindi. Yüksek Sadakat üyeleri de öyle ve hatta bir açıklamalarında Eurovisionun eşcinsel eğlencesi olduğunu ve bundan duydukları rahatsızlıkları dile getirmişlerdi.

O yıllarda Trt’nin çekilmeyi düşünebiliriz açıklaması ise kafaları bulandırmıştı. Ama 2011de kazanan Azerbaycan olmuştu. Kardeş ülkede düzenlenecek bir yarışmaya katılmamak büyük ayıp olurdu, ki sonradan “aslında 2012ye katılmayacaktık ama ayıp olmasın diye son kez katıldık” açıklaması geldi, ve 2012 için Can bonomo görevlendirildi. Çok bilindik bir isim seçmemek ve gündem yaratmamak isteseler de Bonomo iyi bir şarkı hazırlayıp yaklaşık 40 ülke arasında 7. olmuştu. Bu Eurovision için başarılı bir sonuçtu ama Trt için değil.

O yıl eylül ayında büyük bir toplantı yapıldı bütün eurovision çevreleri, temsilcilerimiz bu toplantıda buluştu ve ortak fikir bir ulusal finalin düzenlenmesiydi. Fakat toplantının ardından 2013te Eurovision’da yokuz açıklaması geldi. Beklenmeyen bir karardı ama sebep olarak oylamalardaki haksızlık (Big5 ülkelerinin yani eurovisiona en çok para harcayan ülkelerin doğrudan finalde yarışması) gösterildi. Oysa Türkiye göçmen vatandaşlarımızdan en çok oy toplayan ve şarkı ne olursa olsun en az 60 70 puanı cepte olan bir ülkeydi. Yarışmaya 60-0 önde başlıyordu fakat bunun bir haksızlık olmadığını düşünüyordu Trt yönetimi. Sistem değişti ve yarı yarıya (%50 juri %50 halk oylaması) uygulaması geldi ve bu adaletsizlikler çözülsün istedi Avrupa Yayın Birliği. Bu da Trt için kötü bir karardı ve bunu da katılmamak için gerekçe gösterdi.

İlk bakışta bizim için de doğru bir uygulama görünüyor yarı yarıya oylama ama özellikle geçen yıl gördük ki pek çok juri oylaması hala komşuculuk yapıyor, şarkı veya yoruma bakmadan ülke ismine göre oylamaya yapıyor. Sistemin çok iyi ilerlediğini söyleyemeyiz doğrusu.

Tüm bunların dışında aslında “asıl” gerekçe neydi?

Herkesin bildiği ve düşündüğü ama çok dile getirelemeyen şeylerdi. Fakat bu konuda geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına katılan Bülent Özveren, Eurovisionu bize sevdiren ses, bazı açıklamalarda bulundu.

Değişen Trt genel müdürünün aslında eurovisiona geri dönmek istediği fakat “yukarıdan birilerinin sen bu işe karışma” dediklerini söyledi. Yani emir büyük yerden gelmişti ve bu avrupa eğlencesine katılmamız net bir şekilde kesilmişti aslında. Özveren ayrıca yarışmada kadın figürleri, şık kostümleri ve dekoltelerin Trt yönetiminin istemediği şeyler olduğunu da dile getirdi. Fakat sadece bunlar da değil, 2011 senesinde Yüksek Sadakat grubunun da yaptığı homofobik açıklama gibi Trt’nin de eurovisionu yalnızca avrupa eğlencesi değil aynı zamanda bir eşcinsel eğlencesi olarak görmeye başlamasıydı.

2014 senesinde birinci olan Conchita Wurst için Ak Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır “şunu görünce iyi ki eurovisiona katılmıyoruz” açıklamasında bulunmuştu.

2013ten beri bunları bahane olarak gösteremeyen ve oylamada haksızlık var diyen Trt hala bu tutumunu değiştirmiyor. Bülent Özveren’in de dediği gibi eğer gerçekten oylamadaki haksızlıkları gidermek istiyorsa Trt bunu tek başına değil bu durumdan rahatsız olan, ki varsa eğer, ülkeleri bir araya getirip ortak bir tutum takınmalıydı en başından.

Sonuç olarak her ne olursa olsun Eurovision, Türkiye için önemli bir meseledir ve ne kadar Trt yayınlamasa da başka ülke televizyonlarından veya internet üzerinden hala izlenmektedir Türkiye’de. Şarkılarımızla kültürümüzü tanıttığımız Avrupa ile kaynaştığımız ve paylaşım yaptığımız bir ortak alandır Eurovision. Buradan uzaklaşmak demek aynı zamanda avrupadan da uzaklaşmak demek değil midir zaten? Amaç eğer buysa gerçekten bu politikayı başarılı bir şekilde götürüyorlar fakat elbet sonu gelecektir ve güzel ülkemiz bu güzel atmosferde tekrar sahneye çıkacaktır.

Çağatay Türk

Daha fazla ilgili haber göster
Bu yazarın daha çok yazısını göster: Çağatay
Buradan daha fazla gösterilsin: Eurovision 2018

Bunu Okudunuz mu?

Yunanistan: İşte Eurovision adayı 3 şarkı

Yunanistan yayıncı kuruluşu ERT, Eurovision adayı en güçlü üç şarkıyı belirledi. …