Björk’ün efsane albümü Homogenic 20 yaşına girdi. Peki ya Björk’ün müziğinin kırılma noktası bize neler anlatıyor?

Saçları kusursuzca iki yana toplanmış bir taş bebek, Asya kültürünün kokusunu taşıyan, zarif çiçeklerle bezeli soğuk bir fonun önünde biyonik gözleriyle size bakıyor. Geçmiş duyguların özünün ve geleceğin tınılarının deneysel bir formülü olan Homogenic, 20 yıl önce bu görüntü ile doğdu.

Homogenic. 1997, One Little Indian.

Björk’ün Sugarcubes’ten ayrıldıktan sonra solo kariyeri 1993’te Debut isimli albümüyle başlamıştı. Human Behaviour, Venus As A Boy, Big Time Sensuality gibi şarkılarla tarzıyla ve sesiyle ses getirmeye başlayan İzlandalı müzisyen, 1995’te çıkan ikinci albümü Post‘ta ise Hyperballad, Army of Me, I Miss You ve It’s Oh So Quiet gibi şarkılarla gelecek vaat ettiğini gösteriyordu.

Ancak Homogenic, Björk’ün müziğinde bir kırılma noktası. Doğanın ve duyguların gelecekle deneysel buluşması sayılabilecek Homogenic, Björk’ün gerçek vizyonunu ortaya koyan bir ustalık eseri.

İspanya sıcağından İzlanda soğuğuna

1996’daki yoğun turneden sonra Björk, ses mühendisi Markus Dravs ile eve kapandı. Bu sırada yaşanan Ricardo López olayı ise müzisyeni derinden sarstı. Hem kendisini dinlendirmek, hem de albümü gözden uzakta tutmak için, İspanya’ya giden Björk, albümünü de burada hazırlamaya karar verdi. 15 Eylül 1997’de Jóga adlı şarkı ile ilk parçalarını duyduğumuz Homogenic, önceki pop albümlerine karşın Björk’ün ilk deneysel albümü olarak karşımıza çıktı.

Homogenic 10 şarkıdan oluşuyor. Hunter ile açılan albüm, All Is Full Of Love ile kapanıyor.

  1. Hunter
  2. Jóga
  3. Unravel
  4. Bachelorette
  5. All Neon Like
  6. 5 Years
  7. Immature
  8. Alarm Call
  9. Pluto
  10. All Is Full Of Love
Homogenic: Aşkın Müzikle Dansı

Albümün genel temasını aşk, ilişkiler, hatalar ve aşka inanç oluşturuyor. Müzikal konsept olarak ise doğa ve modern teknolojinin karması ortaya çıkıyor. Björk bu konsepti bir röportajında şu sözlerle anlatıyor: “İzlanda’da her şey doğanın etrafında şekillenir, günün 24 saati. Depremler, kar fırtınaları, buzullar, volkanik patlamalar, gayzerler… Basit ve kontrol dışı. Öte yandan, İzlanda inanılmaz bir şekilde modern; her şey son teknoloji. Homogenic’te de bu formül var. Elektronik ritimler müziğin kalbini, kemanlar ve diğer yaylılarsa eskimiş atmosferi, müziğin renklerini oluşturuyor.”

Albümde Björk’ün sesini ilkel çığlıklardan, geleneksel İzlanda korosu tekniklerine varan bir aralıkta kullandığına şahit olmak mümkün. Albümün temasının en çok hissedildiği All Is Full Of Love‘da Björk’ün sesine vurulmamak elde değil. “Aşk sadece iki kişinin arasında değildir. Aşk her yerdedir” diyen Björk, tamamen cinsiyetsiz iki robotun birbirine olan aşkını gösteren klibiyle de büyük ilgi toplamıştı.

Albüm bütün eleştirmenler tarafından çok beğenildi. NME ve Spin‘in 9/10 verdiği albüm, Pitchfork tarafından 10/10 ile taçlandırıldı. Albüm, Amerika, Kanada, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta Altın Plak kazandı. Sal Cinquemani, incelemesinde “eğer tüm zamanların en iyi elektronik albümü değilse de kesinlikle son 10 yılın en iyisi” sözleriyle albümü yüceltti.

Björk bugünlerde yeni albümü Utopia’nın hazırlığında. 51 yaşındaki müzisyene Homogenic gibi bir albüm için teşekkür borçluyuz. Teşekkürler!

Puanlama

 

Daha fazla ilgili haber göster
Bu yazarın daha çok yazısını göster: Hasan Ulaş
Buradan daha fazla gösterilsin: Müzik

Bir Cevap Yazın

Bunu Okudunuz mu?

Eurovision’un ilk birincisi Lys Assia hayatını kaybetti

1956 yılında düzenlenen ilk Eurovision’a ülkesi İsviçre adına katılan ve Eurovision&…