Guest Boran

Lana Del Rey Fan Club

131 posts in this topic

Guest Boran

[align=center]Lana Del Rey[/align]

 

[align=center]3-5.png[/align]

 

[align=center]Genel Bilgiler[/align]

 

[align=center]Doğum Adı:Elizabeth Woolridge Grant

Doğum Tarihi:21 Haziran 1986

Doğum Yeri:New York City, ABD

Uğraşları:Şarkıcı, Söz yazarı, Şarkıcı

Etkin yılları:2010 - Günümüz

Tarzlar:Pop müzik, Alternatif rock

Resmî sitesi:http://lanadelrey.com/[/align]

 

Elizabeth Grant, (d. 21 Haziran 1986, New York City), daha çok sahne adı olan Lana Del Rey ismi ile bilinen, Amerikan şarkıcı ve söz yazarıdır. Sahne adı eski Hollywood aktrisi Lana Turner ile bir otomobil modeli olan Ford Del Rey isimlerinin kombinasyonundan oluşmaktadır.

 

Son zamanlarda bol bol gördüğümüz ve duyduğumuz bir isim var:Lana Del Rey. Daha önce ismini doğru dürüst duymadığımız bu yeni güzel şimdi her yerde.Videoları paylaşım rekoru kırıyor,sesine ve şarkılarına iltifat yağıyor.Stili ise moda dergilerine sık sık konu oluyor.

 

Peki bu yeni yıldız kim? Asıl adı Elizabeth Grant olan ama sahne adı olarak Amerikalı aktris Lana Turner ve Ford’un Del Rey modeli arabasından esinlenen Lana Del Rey 2009 yılında Lizzy Grant adıyla yaptığı “Kill Kill” ve “Kinda Outta Luck” gibi şarkılarla internet camiasına ilk adımını atmış ama asıl olarak, bu yaz ortası Youtube’a yüklediği “Video Games” şarkısı ile büyük ses getirdi.

 

[align=center]Lana-Del-Rey.jpg[/align]

 

Ekim ayı içinde The Ringer ve Gossip Girl gibi popüler dizilerde “Video Games” şarkısıyla yer alınca iyice dikkatları üzerine çekti.Ekim ayı başında “Video Games / Blue Jeans” single’ını çıkaran ve iTunes’ta hemen ilk 5′e yükselen Del Rey, şimdiden gelecek vaat ettiğini kanıtlamış oldu.

 

[align=center]Lana-Del-Rey-Vogue-UK-March-2012-01.jpg[/align]

 

Müzikal başarısı kadar stili de oldukça çok konuşuluyor,moda dünyasına oldukça hızlı bir giriş yaptı bile.Vogue dergisine kapak olması ve hatta adına bir çanta bile üretilmesi moda dünyasınında gözlerini bu yeni yıldıza çevirmesine sebeb oldu.Yeni çantanın hikayesine gelirsek;markanın kreatif direktörü Emma Hill, müzik dünyasının son karizmatik melankoliği Lana Del Rey’le bir sene önce tanışır ve herkes gibi genç şarkıcıdan etkilenir.

 

Yola çıkış noktasında, Britney Spears'i örnek aldığı isimler arasında gösterse de, Lana Del Rey kalabalıklar içerisinde kaybolmak yerine eskitilmiş ve lo-fi olan her şeye zaafı olan indie kitlesinin gönlünü alacak parçalarla yarattı asıl zeminini. Ama onun kullandığı nostalji, Duffy, Adele ya da Amy Winehouse gibilerin müzik odaklı nostaljisinden daha farklı şekilde, çokça '50'li yılların pin-up estetiğini ve lolita ile femme fatale arasında gidip gelen cinselliğini ödünç aldı. Henüz 25 yaşındaki bu kadın, kabarık ve dalgalı saçlarından vintage kıyafetlerine, yaşanmışlık yüklü vokalinden sararmış görsellerine, nostaljiyi herkes için satın alınabilir, erişilebilir kılan bir arzu nesnesine dönüştü.

 

Tam da bu yüzden çok sevilip çok da nefret ediliyor, çünkü karşımızda pop kanunlarına uygun şekilde yaratılmış bir 'indie-star' var. Ne yaşadığı hayata, ne sahip olduğu cinsiyete dair en ufak bir muhalif söylem barındırmayan, kararların başkaları tarafından alındığı (Lana Del Ray aslında solo kariyer yerine grup kurmak istiyormuş örneğin), sadece botoksla değil, her türlü görsel eklentiyle şişirilmiş bir proje daha doğrusu.

 

Bu yaratılma durumu pop divaları için çok sıradan görünüyor ama -her ne kadar onun da kuralları değişse de- doğası gereği alternatif olması gereken bir dünyada kendi ismine, kendi kararlarına sahip olamayan bir kadın haliyle yadırganıyor. Ama bu projeye dair gözden kaçan kilit nokta da bu zaten. Lana Del Rey'i arzu nesnesi haline getiren aslında oynadığı bu kurban rolü. Taşra hayatından gelip büyük şehirde masumiyeti bozulan lolitanın, kurtlara kendini kuzu olarak sunmasında saklı cinsel cazibe.

 

Röportajlarında müzikal kararlarına karışılmasından, yüksek mercilerinden aldığı yatma tekliflerinden bahsetmesinden yüce amaçlar uğruna geçirdiği estetik dönüşüme kadar Lana Del Rey'e dair her şey birilerinin onun bedeni ya da ruhu üzerindeki tahakkümü hakkında sanki. Sadece müzik endüstrisindeki erkeklerin kurbanı değil, 'Video Games'te anlattığı gibi her şeyini sunmasına rağmen onunla ilgilenmeyen erkeklerin de kurbanı o. 'Blue Jeans'de anlattığı üzere James Dean gibi serseri erkekler bunlar ve Lana Del Rey onları her şeye rağmen hayatının sonuna kadar seveceğine söz veriyor. Son videosu 'Born to Die'da erkeğinin ellerinde kanlar içindeki cesedini görüyoruz.

 

Giderek androjenleşmeye başlayan, cinsiyet rollerinin değiştiği pop aleminde nihayet tahakküm edilebilecek, hem aşkına hem de bedenine sahip olunabilecek bir kadından cazip ne olabilir ki? Hüznünü dile getirirken bile sizin için çıplaklığını sergileyen bir kadından... Lana Del Ray, popun neşeli kadınları kadar seksi ve bir folk şarkıcısı kadar melankolik.

 

lana.jpg

 

Lana Del Rey modern zamanların yorgunluğunu, güvenli bir bölge arayışını çok iyi kullanıyor. Bugünün popu; muhalif olmak yerine, yeniden din, aile gibi geleneksek değerleri, geleneksel cinsiyet rollerini yüceltiyor. Lana Del Rey çırılçıplak durduğunda bile arkasında bir Amerikan bayrağı dalgalanıyor. Amerikan bayrağı neredeyse tüm videolarında viral bir reklam gibi orada. En günahkar pozlarını sergilerken bile boynundaki haçı çıkarmıyor; röportajlarında Lake Placid dönemi sonrasında taşındığı New York'ta hayatta kalma savaşı sırasında Tanrı'nın kendini defalarca kurtardığını anlatıyor. 'Off to the Races'in videosunda eli silahlı kadınları gösterse de, ilham kaynağı olarak gördüğü David Lynch'in sıkıcı Amerikan taşralarındaki karanlık kadınlarından etkilense de onun sanatını üzerine kurduğu dünya daha çok askerlerin duvarlarını süsleyen pin-up kadınlarına yakın duruyor.

 

Lana Del Rey i bizim için ilginç yapansa müziği ya da kendisinden ziyade müzik endüstrisinin ve dinleyicinin ona karşı tavrı ve yarattığı kutuplaşmanın görünür kıldıkları. Pop müzikle indie arasındaki sınırların ne kadar bulandığının müthiş bir örneği Lana Del Rey. Eskilerin muhalif kitlesinin, gerçeklikten kaçarak yitip giden değerlerinin, geçmiş zamanlarda aranmasının mükemmel bir örneği o. İlerlemeye ve risk almaya karşı konformizmin kalesi gibi Lana Del Rey. Ona dair en samimi ve gerçek olan şey belki de bakışlarından akan iç sıkıntısı ve mutsuzluk. Her kuşak bunalımını cool bir maske altında pazarlanır kılmaya çalıştı. Bugünün tercihiyse geçmişe duyulan melankolik özlem.

 

[align=center]Albümleri[/align]

 

2010 - Lana Del Ray A.K.A. Lizzy Grant

lana-del-rey-lizzy-grant.jpg

 

2011 - Born to Die

517P5j9E4sL._SS500_.jpg

Share this post


Link to post
Share on other sites

[align=center]AMAN TANRIM BEN BU KADIN ICIN HER SEYI GOZE ALIRIM SANIRIM......MUKEMMEL OTESI...BORN TO DIE'YI ILK DINLEDIGIMDE RESMEN BISEYLER KOPTU ICIMDE......

 

 

LANAAAAAAAAAA OOOO YEEEEEE DEMEK ISTIYORUM!!!!:pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray::pray:[/align]

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Boran

Born To Die albümü kesinlikle son 10 yılın en güzel albümü.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Boran

Lana Del Rey'in yeni klibi Blue Jeans yayımlandı.

 

[video=youtube]

Share this post


Link to post
Share on other sites

Lady Gaga ve Lana Del Rey ile birlikte.

 

428802_10151407291705394_611525393_23295066_1444123625_n.jpg

Share this post


Link to post
Share on other sites

Deniz Can Kutlu (Blog Yazar)

 

Lana Del Rey Röportajım

 

lana-del-rey2.jpg

 

 

Müzik sizin için ne ifade ediyor?

 

Müzik, nefes almak gibi. Yaşadığımı onunla hissediyorum. Her zaman şarkı söyleyeceğim.

 

Müziğiniz ve conceptiniz 50'li ve 60'lı yılları yansıtıyor. Nedenini anlatır mısınız?

 

Nancy Sinatra bana hep farklı gelmiştir. En büyük ilham kaynağım odur. Aslında benim yaptığım, tozlanmış bir odayı temizlemek. İnsanların bu müziğe olan saygısı beni güçlendiriyor.

 

Ünlü olduktan sonra hayatınızda önemli bir değişiklik oldu mu?

 

Hayatım renkli bir televizyon gibiydi. Şimdi siyah beyaz, zor satın alınan bir televizyon gibi.

 

Lana+Del+Rey+Nicole+Nodland+Born+To+Die.png

 

Önemli bir markanın yüzü olmuşsunuz. Bu sizin için bir ilk miydi?

 

Evet. Beni ilginç bulmuşlar. Bu tür şarkı söyleyip üstüne beğenilmek, onların dikkatini çekmiş.

 

Birçok şarkınızda ölüm teması var. Nedeni nedir?

 

We were born to die.

 

Lana-Del-Rey-3.jpg

 

Born to die, listelerde hızlı bir şekilde yükselip Madonna'dan hemen sonra 2. sırada yer aldı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

İnsanlar beni seviyorlar. Madonna büyük bir şarkıcı. O her zaman var. Onun kadar ünlü olmak için şarkı yazmıyorum. Kalbimden geçenleri yazdım. Çalışmaya devam edeceğim.

 

Türkiye'de konser vermek ister miydiniz?

 

Organizasyon içerisinde tabi ki. Ülkeleri ayrı düşünmüyorum. Bütün insanları seviyorum.

 

Hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?

 

İnterneti fazla kullanmıyorum. Born to die, aramızda bir zincir meydana getirdi. Onları seviyorum. Onların sevgisini hissediyorum.

 

http://denizcankutlu.blogspot.com/2012/03/lana-del-rey-roportajm.html

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu kız Adele'in değil Gaga'nın koltuğuna oynuyo gibi geldi bana :D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now

  • Recently Browsing   0 members

    No registered users viewing this page.